BAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZ NE OLDU DA KENDİ KENDİNE SALDIRMAYA BAŞLADI?

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZ NE OLDU DA KENDİ KENDİNE SALDIRMAYA BAŞLADI?
1.8.2017

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZ NE OLDU DA KENDİ KENDİNE SALDIRMAYA BAŞLADI?

Anneler eskiden “seni mikrop!” diye bağırırlardı kızdıklarında.

Ve biliyor musunuz, yine haklı çıktılar.

Vücudumuzu yuva bilen, içimizde ve üstümüzde yaşayan mikroskobik canlılarla doluyuz. Hatta bizi biz yapan resmen onlar: 10 trilyon insan hücresinden oluşuyoruz ancak vücudumuzun içinde ve üzerinde 100 trilyon mikrobiyal hücre yaşıyor.

Vücudumuzdaki ağırlığın 1.35 kilogramını da oluşturuyorlar: İnsan vücudunun en ağır parçalarından birisi yani.

Ve esas habere geliyoruz: bizi diğer insanlardan ayıran da bu hücreler. İ

nsan DNA’sı %99.99 aynı, şu an yanınızda oturan insanla işte bu kadar benziyoruz.

Ancak bağırsaklarımızdaki mikroplar söz konusu olduğunda, ortak bağırsak mikroplarımızın oranı en fazla %10.

İlk mikropları büyük olasılıkla doğum sırasında annelerimizin vajinal bakterilerle dolu doğum kanalından geçerken alıyoruz.

Toprağa basarak büyümüş, çok kardeşi olan çocukların bağışıklık sistemi daha gelişmiş çünkü büyük kardeşlerden bulaşan enfeksiyonlar (özellikle klasik çocuk hastalıkları) bağışıklık sistemini sadece toz akarlarına karşı değil, gerçek işgalcilere karşı da eğitiyor. Hijyen hipotezi olarak bilinen bu fikir, çocukluk dönemine odaklanıyor ve o dönemde kendimizi temiz tutmanın bir takım bağışıklık sorunlarına yol açabileceğini savunuyor. Steril ortamlarda büyüyen çocuklar, toprak, yapraklar, evcil ve doğadaki diğer hayvanlar gibi sağlıklı kaynaklardan mikrop alamıyor. İnsanlarla birlikte evrimleşen bakteriler ve viral patojenlerin tehdidi olmadığında bağışıklık sistemimiz de boş kaldığı için sinirleniyor, her gördüğüne saldırası geliyor. Bu teze göre, şanslıysanız kafasını bozduğu şey polenler olabilir. Ancak şanslı değilseniz, bağışıklık sisteminiz kendi hücrelerine de sarabilir, diyabete, MS’e ve diğer otoimmun hastalıklara yol açabilir.

Bir çocuk düşünün şimdi: Apartmanda büyümüş, büyürken tüm yeni çıkan temizlik maddeleri evde kullanılmış. Çocuğun bağışıklık sistemi, bu anlamda güçlenememiş.

Sıkça antibiyotik verilmiş ve bunu da kullanması gereken doz ve sürede değil de, kendini iyi hisseder hissetmez bırakmış. Dolayısıyla düşük dozda verilen bu antibiyotik hücumu, kötü bakterileri öldürmek yerine daha güçlendirmiş.

Çocuğun bağışıklık sistemine onun boksörü diyelim. Hem evrimleşmiş zararlı bakterilerle doldurulmuş hem de karşısına maça çıkacak biri yok. O da kendi antrenörüne saldırmaz mı? Onun işi boksörlük, mesleğini icra etmek zorunda.

Kilomuzdan tutun da, alerjilerimize, hasta olma ihtimalimizden endişe düzeyimize, birçok konuda aramızdaki farkı yaratan da mikrop çeşitliliği aslında. Evet kilomuzla da ilgili: Obez farelerden zayıf farelere yapılan dışkı transferi sonucunda, zayıf farelerin şişmanlamaya başladığı görülmüş. Evet, yanlış duymadınız dışkı transferiyle. Kan transferi, ilik transferi hatta organ transferleri mümkünken, dışkı transferi neden olmasın? Belki de işin sırrı burada ne dersiniz? Vücudumuzun içinde ve üzerinde hücrelerimizin 10 katı mikrop yaşarken, çok da mantıksız gelmiyor. Hatta bilimin henüz bu konuya yeni eğiliyor olması çok heyecan verici. Doktorlar kan tahlili yanında bağırsaklarımızda ağzımızda ve derimizde olan mikropların analizini de istediklerinde, bu sıradan bir vaka haline geldiğinde, kim bilir ne kadar çok hastalığın tedavisi de mümkün olacak.

Depresyonun, alerjilerin, ms, kalp, ülser, hassas bağırsak sendromu gibi hastalıkların.

Günlerce can sıkıcı diyet programları yerine, zayıf bir arkadaşınızından aldığınız dışkı transferi ile incelmek mümkün olacak.

Nasıl şimdi birden mikroplar gözünüze hoş gelmeye başladı mı?

Bu yazımızda Mikroplarınızla Tanışın isimli Rob Knight ve Brendan Buhler’in kitabından yararlandık.

Probiyotikler, mikroplar ve benzeri konularda sorularınız olursa info@laya.istanbul adresimize yazabilirsiniz, memnuniyetle yanıtlarız.

Laya’dan sevgilerimizle,


İLİŞKİLİ ÜRÜNLER


bulten

E-BÜLTEN

E-posta adresinizi girin Kendinizi İyi Hissetmek İçin 5 Önerimiz kitabını hemen gönderelim.


KAPIDA NAKİT
ÖDEME

Verdiğiniz siparişleri isterseniz kapıda Nakit ödeyebilirsiniz

KAPIDA KREDİ KARTI İLE ÖDEME

Verdiğiniz siparişleri isterseniz kapıda Kredi Kartı ile ödeyebilirsiniz

HAVALE İLE ÖDEMEDE İNDİRİM

Havale ile yapılan ödemelerinizde %5 İndirim.

MOTOKURYE İLE HIZLI TESLİM

Saat 12:00’a kadar verilen siparişlerde motokurye ile hızlı teslim

GÜVENLİ
ALIŞVERİŞ

3D Secure ile %100 güvenli alışveriş