ÖLÜMSÜZ KADIN VE MODERN TIBBIN ANNESİ HENRIETTA’YI TANIYOR MUSUNUZ?

ÖLÜMSÜZ KADIN VE MODERN TIBBIN ANNESİ HENRIETTA’YI TANIYOR MUSUNUZ?
22.8.2017

O bir anne.

5 çocuk annesi.

Zor koşullarda çalışmaya küçük yaşlarından itibaren alışık: çocukluğunda büyükbabası ile tütün tarlasında çalışmış. Eşi bir çelik fabrikasında çalışırken, o da çocuklarını büyütmeye adamış kendisini.

5. çocuğu olan Zakariyya doğurmasının üzerinden 4.5 hafta sonra eline bir yumru geliyor. O zaman Afrikalı Amerikalıları tek kabul eden hastane olan Johns Hopkins Hastanesi’ne gidiyor. Rahminde bir tümör buluyor doktoru, eşi Day’dan saklıyor bu durumunu. O işteyken tedaviye gidiyor, yoğun kanser terapileri uygulanıyor ama nafile. Tüm karın altını sarıyor kanser hücreleri. Ve 4 Ekim 1951 yılında, henüz sadece 31 yaşındayken hayata gözlerini yumuyor. Ailesinden çok erken kopuyor Henrietta Lacks.

Bu sırada Dr. George Gey, Henrietta’nın tedavi amaçlı devam ettiği Johns Hopkins Hastanesi’nde çalışıyor. Tek arzusu var, kansere çare bulmak. Bunun için de hedefi, insan vücudu dışında insan hücrelerini yaşatabilmek. Hastanenin laboratuarının direktörü olduğu için şanslı, eline çok sayıda hücre geçiyor. Ama hücreler, O ne yaparsa yapsın, bir zaman sonra ölüyorlar. Tam o sırada Henrietta’nın kanserli hücrelerini onkoloğundan ediniyor. Bunları ailesinden izin almadan araştırmalarında kullanıyor. İsmini de HeLa olarak koyuyor. Ve Hela hücreleri sürekli çoğalıyorlar. Normal hücreler 46 kromozomken, HeLa hücreleri 76 ila 80 arası mutasyona uğramış kromozom sahibi. Bunun üzerine dünyanın her köşesine bu hücrelerden gönderiyor, bir belgeselde* seyrettiğimize göre, Ankara’ya dahi ulaşıyor hücreler 1950’lerde. Ta 1970’lere kadar ailesinin ruhu duymadan, bu hücreler laboratuarlarda çoğaltılıyor, alınıyor, satılıyor.

Ne dersiniz? Henrietta’nın haberi olsaydı, hücrelerinin araştırma için kullanılmasına izin verir miydi? Dr. Gey’in dünyanın her tarafına göndermesine? Hücrelerinin ticarileştirilip kar amaçlı satılmasına? (Bugün bir HeLa hücre grubu 11 Dolar yani yuvarlak 40 TL diyebiliriz) Hiç tanımadığı insanların, ailesi kendi sağlık harcamalarını ödeyemezken hücrelerini satmasına? Peki bunun bilim insanlarının modern tıp için devrim niteliğinde tedavilere yol açmasına?

Bu soruların cevaplarını bugün bilmemize imkan yok.

Ama bakın Henrietta’nın hücreleri nelere yol açmış:

İki fare ile birlikte uzaya gönderiliyor, Yerçekimsiz bir ortamda hücrelere ne oluyor görmek için.

Kozmetik firmaları ürün geliştirmek için bu hücreleri kullanıyor.

Hücrelere radyasyon uygulanıyor, insan hücrelerine radyasyon altında ne oluyor diye test etmek için.

Çocuk felci aşısı bu hücreler sayesinde bulunuyor.

Gen haritasının çıkarılmasında da Hela başrolde.

2008 yılında Prof. Dr. Harald zur Hauzen kadınların en fazla maruz kaldığı üçüncü kanser olan rahim kanseri ile HPV virüsü arasındaki bağı keşfetmiş Hela hücreleri sayesinde ve Nobel almış.

HIV (AIDS), uçuk, kızamık, kabakulak, zika (sivrisinekler yardımıyla bulaşan bir virüs) gibi virütik hastalıkların tedavilerinin bulunmasında da HeLa hücreleri kullanılmış hep.

Henrietta Lacks çok uzun yıllar HeLa olarak biliniyor, sadece petra kabında çoğalan hücreler olarak. İsmi bile saklanıyor soranlardan.

Ta ki Rebecca Skloot 2010 yılında “Henrietta Lacks’ın Ölümsüz Hayatı” kitabını yazıncaya kadar. Ailesinin fertleriyle yüzlerce saat röportaj yaparak bu biyografiyi hazırlıyor.Yazar Rebecca Skloot kitabın çıkmasıyla birlikte bir de Henrietta Lacks Vakfı’nın kurulmasına ön ayak oluyor. Bu Vakıf, izin alınmadan teste tabi tutulan insanlar ve ailelerine fon sağlıyor. Kitap çok satanlar listesine hemen yerleşiyor. Bu yılın Nisan ayında da Oprah Winfrey’in başrolde Henrietta Lacks’in kızını oynadığı bir TV filmi çekiliyor.

Henrietta bir anne.

5 çocuğunun annesi.

Çocuk felcinden ya da ona yakalanmaktan kurtulan onbinlerce çocuğun annesi.

Rahim kanserine yakalanan yüzbinlerce kadının koruyucusu.

Ve yukarıdakileri üst üste koyduğumuzda milyonların koruyucusu.

Modern tıbbın annesi.

Tıbba şu ana kadar en büyük hizmeti sağlamış kadın.

Ve şu anda hala yaşıyor.

Hatta, Henrietta’nın vücudunun dışında yaşayan hücreleri, içinde zamanında yaşayan hücrelerinden hem sayı olarak daha çok, hem de daha uzun yaşıyor.

31 yaşında hayata gözlerini yuman kadının dışarıda yaşayan hücreleri, bu yıl 66 yaşına girecek.

Henrietta’ya minnetle, sevgi ve saygıyla teşekkür ediyoruz.

Laya’dan sevgilerimizle,

Not 1: Kitabını merak ederseniz, Türkçesi henüz yok, amazon ya da benzeri kitapçılarda bulabilirsiniz. Filmi için de IMDb’den bilgi alabilirsiniz.

Not 2: Sorularınız ya da yorumlarınızı info@laya.istanbul adresine bekliyoruz, memnuniyetle okuruz ve bir sorunuz olursa yanıt veririz.

Kaynaklar:

http://berkeleysciencereview.com/article/good-bad-hela/

https://www.statnews.com/2017/04/14/henrietta-lacks-hela-cells-science/

https://www.nobelprize.org/nobel_prizes/medicine/laureates/2008/hausen-bio.html

Şifacı 5, Adam McLeod, Gün Yayıncılık

The Way of All Flesh, Adam Curtis, BBC Documentary


İLİŞKİLİ ÜRÜNLER


bulten

E-BÜLTEN

E-posta adresinizi girin Kendinizi İyi Hissetmek İçin 5 Önerimiz kitabını hemen gönderelim.


KAPIDA NAKİT
ÖDEME

Verdiğiniz siparişleri isterseniz kapıda Nakit ödeyebilirsiniz

KAPIDA KREDİ KARTI İLE ÖDEME

Verdiğiniz siparişleri isterseniz kapıda Kredi Kartı ile ödeyebilirsiniz

HAVALE İLE ÖDEMEDE İNDİRİM

Havale ile yapılan ödemelerinizde %5 İndirim.

MOTOKURYE İLE HIZLI TESLİM

Saat 12:00’a kadar verilen siparişlerde motokurye ile hızlı teslim

GÜVENLİ
ALIŞVERİŞ

3D Secure ile %100 güvenli alışveriş